Ana Menü
Ana Menü
Ana Sayfa
Forumlar
İncelemeler
Köşe Yazıları
Şiirler
Biyografiler
Resim Galerisi
Linkler
Arama
Haber Arşivi
İletişim
Haber Kategorileri
Bilişim
Sinema
Türkiye
Güncel
Spor
Ortadoğu
Politika
Kültür ve Sanat
Röportajlar
İnsan Hakları
Medyadan Seçmeler
Dünya
Ekonomi
Sağlık
Yaşam
Doğal Hayat
Eğitim
Kitap Dünyası
Dergiler
Eynas.net
Müzik
Eylemler
Konferanslar
Seminerler Antalya
Çeviri
İpek Yolu
Images: 0000092.jpg

Haksöz Haber
Kitap Dünyası


TÜRKİYE'DE İSLAMCILIK VE İSLAMİ EDEBİYAT

BiYOGRAFİ
Images: 0000170.jpg
M.Bin Nebi

Kur'an Nesli İnşaa Projeleri
Images: kuran.jpg

ÖZGÜR-DER
Images: ozgurder2.jpg

Divan Halı
Katliam ve barış

Yaklaşık kırk senedir terörün her türünü gördük bu ülkede.

Ama böylesini hiç görmedik.

Bir köyün insanlarının toptan imha edildiğine, bir baskınla çoğu çocuk ve kadın 44 kişinin soğukkanlı bir şekilde öldürüldüğüne hiç tanık olmadık.

Rastladığımız her türden şiddeti aşan bir şiddetle ve terörle karşı karşıyayız.

Üstelik sadece Türkiye’yi değil dünyayı da şaşırtan bu vahşetin nedeni “etnik çatışma” ya da “ideolojik mücadele” gibi isimleri olan, kökleri derine uzanan bir savaş değil.

“İki ailenin” anlaşmazlığı.

Bu katliam, “devletin şımarttığı” korucuların zıvanadan çıkmasıyla açıklanacak gibi değil.

O da önemli bir neden ama böylesine insanlık dışı bir merhametsizlik için daha başka açıklamalara da ihtiyaç var.

Sanırım, yirmi beş yıldır süren savaş, “ölüm ve hayat” kavramlarını derinden sarsıp altüst etti.

Zihinsel iklim zehirlendi.

İnsanların “Kalaşnikovla” sokaklarda dolaşmasının normal karşılandığı, her gün çatışma haberlerinin geldiği, köylere sürekli tabutların gönderildiği bir iklimden söz ediyoruz.

Korucular için gidip bir yerlerde çatışmaya girip adam öldürmek ya da ölmek sıradanlaştı.

Ölümle bu kadar haşır neşir olduğunuzda hayatın ve insanın değeri yok olur.

Ölmek ya da öldürmek doğallaşır.

Öldürme alışkanlığı kaçınılmaz olarak vicdanı ve merhameti törpüler, eksiltir, sonunda tümüyle ortadan kaldırır.

İhtiyar nineleri, hamile kadınları, üç yaşındaki bebekleri makinelilerle tarayabilmek için bütün insani değerlerinizi yitirmiş olmanız gerekir.

Öldürme alışkanlığı, “kendi halkına ihanet ettiği” duygusuyla birleştiğinde, ortaya herkesten ve her şeyden nefret eden, kendini küçümsediği için herkesi küçümseyen, hayatı ve insanı yok sayan bir canavar çıkar.

Bu toplum için asıl büyük tehlike bu “canavarlaşma” işte.

Binlerce korucu var Güneydoğu’da.

Çoğunun haraç ve uyuşturucu işine de girdiği söyleniyor.

Cinayetlerine göz yumuluyor.

Sonunda her şeyin yapılabileceğine, her şeyin mümkün ve mubah olduğuna inanan bir vahşilikle karşılaşıyorsunuz.

Savaş sadece korucuları zehirlemedi elbette.

Savaş tüm toplumu zehirledi.

Öldürme, yok etme, intikam alma, cezalandırma isteği bu toplumda neredeyse herkesin içinde barınıyor.

Herkes bundan payını alıyor.

Ben, bir pusuda on beş askerin öldürülmesinden söz ederken sevinçle gülüveren Kürt gördüm.

Ben, munis munis konuşurken söz Kürtlere geldiğinde “hepsini öldürmek gerektiğinden” bahseden Türk gördüm.

Onlar da bu canavarlığın parçası olmuşlardı.

Susurluk, Ergenekon, JİTEM, faili meçhuller, mayınlı PKK pusuları, baskınlar, çatışmalar, darbe girişimleri, sonunda toplumu bir cinnetin eşiğine getirdi.

Mardin’deki son katliam, o cinnet eşiğinin de aşıldığını gösteriyor.

“Aile anlaşmazlıkları” kırk dört ölüyle sonuçlanıyorsa, diğer “anlaşmazlıklar” nelere yol açar, bir düşünün.

Bu toplum, “savaş yorgunluğunu” bünyesinde hissediyor artık, o vahşi yorgunluk ruhumuzu parçalıyor, lokma lokma ediyor, merhametimizi, vicdanımızı, insafımızı kemiriyor.

Savaş kötüdür, bunu herkes bilir.

Ama daha kötüsü, savaşın insanın “ruhuna” yerleşmesi, öldürmenin sıradanlaşmasıdır.

Biz o aşamadayız.

Bu noktada kendimizi durduramazsak, barışı bulamazsak cinnet tırmanır.

Hasan Cemal, Milliyet gazetesinde çok başarılı bir gazeteciliğe imza attı, PKK’nın şu anki lideri Karayılan ile görüştü.

Karayılan barışçı mesajlar veriyor.

Gerçi o barışçı mesajlar verirken “PKK’nın yerel kadrolarının” mayınlı pusularla asker öldürmeyi sürdürmesi barıştan ziyade cinnete hizmet ediyor ama gene de Karayılan’ın “silahın artık işe yaramayacağını” söylemesi önemli bir gelişme.

Dünyanın savaş istediği zamanlar oldu.

Şimdi dünyanın barış istediği bir dönemdeyiz.

Bundan yararlanmayı bilmeliyiz.

Karayılan, “İmralı’yla konuşun, o olmazsa bizimle konuşun, o olmazsa DTP ile konuşun, o da olmazsa bir âkil adamlar heyeti kurun onlarla konuşun” diyor.

Artık “birileriyle “konuşmak gerekiyor.

Bir Kürt Konferansı’nın hazırlıkları yapılıyor.

Silahları bir süreliğine susturmak barışa hizmet eder.

Hükümet daha kararlı davranırsa, PKK “yerel güçlerine” hâkim olmayı öğrenirse bir barış iklimi yaratabilir, karşılıklı konuşabilir, bu korkunç ve acılı savaşı durdurabiliriz.

Aksi takdirde bu cinnet hepimizin ruhunu esir alacak.

“Aile anlaşmazlıkları” katliamlara dönüşecek.

Mardin, bunun ilk işareti.

Umarım kırk dört insanın kanı, gittikçe daha doğal bulduğumuz bu cinnet uykusundan bizi uyandırır.

TARAF

Yazar eynasnet - Mayıs 07 2009 17:55:17
0 Yorumlar · 513 Okuma · Yazdır
Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Yeni İncelemeler
Konu Kategori Yazar Görüntülenme Tarih
İslam İnqılabı’nın 31. yıldönümünde, dün ve bugününe kısa bir nazar ve alınacak dersler -2- Selahaddin Eş Çakı - Köşe Yazıları eynasnet 105 16-02-2010 19:14
Bir büyük ‘inqılab’ın, ‘İslam İnqılabı’nın dün ve bugününe kuşbakışı bir nazar.. Selahaddin Eş Çakı - Köşe Yazıları eynasnet 89 16-02-2010 19:12
Hadi Açıkla Başbuğ Ahmet Altan - Köşe Yazıları eynasnet 144 16-02-2010 18:52
28 şubat süreci ve Müslümanlar Rıdvan Kaya - Köşe Yazıları eynasnet 147 16-02-2010 18:50
Orta Sınıf Ali BULAÇ - Köşe Yazıları eynasnet 93 16-02-2010 18:43
Zenkırt katliamı Ali BULAÇ - Köşe Yazıları eynasnet 550 07-05-2009 18:02
Katliam ve barış Ahmet Altan - Köşe Yazıları eynasnet 514 07-05-2009 17:55
Konuşma âdâbını ’Devlet’i yönetenler de öğrenecek mi? Selahaddin Eş Çakı - Köşe Yazıları eynasnet 483 07-05-2009 17:44
Kendimizi yanlış anlıyoruz Ali BULAÇ - Köşe Yazıları eynasnet 254 04-05-2009 17:25
Evet, ‘muqatele’, ‘büyük felâket /meds yeghern’ idi.. Selahaddin Eş Çakı - Köşe Yazıları eynasnet 205 29-04-2009 17:27
'Büyük felaket!' Ali BULAÇ - Köşe Yazıları eynasnet 260 29-04-2009 17:25
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Şifre



Üye Olun!

Şifremi Unuttum?
Şifrenizi öğrenebilmek için Buraya Tıklayın.
Köşe Yazıları


Ali BULAÇ
Orta Sınıf


Rıdvan KAYA
28 şubat süreci ve Müslümanlar


Ahmet ALTAN
Hadi Açıkla Başbuğ


İrfan SİNCAR
Filistinli çocuk


Selahattin EŞ ÇAKIR
İslam İnqılabı’nın 31. yıldönümünde, dün ve bugününe kısa bir nazar ve alınacak dersler -2-

Köşe Yazıları(İktibas)
Nuh Gönültaş
Solcular haklıydı am...

İhsan Eliaçık
Böyle kuruldu Medine

Sibel ErAslan
“ROLEX”i...

Hamza Türkmen
Kürt Sorununun Asli ...

Şükrü Hüseyinoğlu
Cahiliyeden ayrışma,...

Hasan Cemal
Karayılan: ‘Fe...

Hasan Cemal
Karayılan: PKK artık...

Yasemin Çongar
Devletin silahıyla k...

Mümtazer Türkönü
MHP'nin Kürt politikası

Hakan Albayrak
İsrail Rahatsız Olmu...

Anket
Sitemizi nasıl buluyorsunuz?

iyi

fena değil

kötü

Ankete katılabilmek için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Haksöz Haber
Images: haksozhaber2.jpg

Her Hakkı Saklıdır© Eynas.net 2008

Powered by PHP-Fusion v6.01.18 copyright © 2003-2007 by Jick Nones.
Released as free software under the terms of the GNU/GPL license.


380,022 Tekil Ziyaretçiler
Modified By: Biztr.NET

XHTML CSS